8.09.2008

Ergenekon’un En Azılı İşkencecileri

Fatih Ürek’te Ergenekoncuymuş!

Durun, çüş falan demeyin… Zaten Fatih Ürek’te bunu duyunca “Çüş” demiş.

Ergenekon Davasının 404 numaralı ek klasöründe ismi geçiyormuş. Ben, klasörü görmedim, Vatan Gazetesinin yalancısıyım.

Hatta, Fatih Ürek Ergenekon İddianamesinde isminin geçtiğini öğrendiğinde denizdeymiş, duyunca az kalsın boğuluyormuş…

Ben de Fatih Ürek’in isminin iddianamede geçtiğini internetten öğrendiğimde masa başındaydım. Ben de az kalsın boğuluyordum, ama gülmekten…

Dedik ya, Ergenekon iddianamesi bir hukuk belgesinden daha çok bir hikaye kitabına benziyor diye; aslında eksik söylemişiz, iddianamedeki bazı bölümler Leman dergisindeki Atilla Atalay öykülerini andırmaya başladı.

Güya, Veli Küçük paşadan “Arenadaki Sanat Gladio Sanatçıları” isimli doküman ele geçirilmiş. Bu dokümanın “İstihbarat Örgütlerinin Fuhuş ve Eğlence Sektörü Bağlantıları” başlığı bölümünde Sezen Aksu’dan İbrahim Tatlıses’e kadar bir sürü sanatçının Ergenekon ajanı olduğu iddiası geçiyormuş…

Bu klasörde yer alan iddialara göre Fatih Ürek aslında Rus istihbaratı ve MİT'le ilişkileri olan önemli bir ajan konumundaymış. Aynı zamanda da işkencecinin de dik alasıymış!..

İddianame yanlış yazacak değil ya… Ben de inanmaya başladım. Fatih Ürek olsa olsa sado-mazo işkence işlerinde kullanılmıştır.

Fatih gibi Ergenekon’a hizmet eden ajan listesi bayağı kalabalık. Yok, yok…

Nükhet Duru, Nuri Sesigüzel, İbrahim Tatlıses, Sibel Can, Gülben Ergen, Sezen Aksu, Emel Sayın, Ayman Artun, Lüks Nermin, Terzi Mualla, Kenan Kalav, Turgut Demirağ, Leyla Sayar, Rüçhan Çamay gibi birçok sanatçı aynı zamanda önemli birer ajanmış!

Bu ajanlar yanında bir de Ergenekon adına işkence yapanların listesi ve fiyat tarifesi verilmiş. İşkence konusunda uzman(!) olan sanatçılar Kadir İnanır, Lale Mansur, Hüner Coşkuner, Yeşim Salkım, Zuhal Olcay, Sibel Can, Hülya Avşar, Müjde Ar, Hande Ataizi, Emel Sayın, Ferhan Şensoy, Yıldız Tilbe, Ayşen Gruda, Tarık Tarcan, Göksel Arsoy’muş…

İçinizden belki geçiyordur. Ah, bunlardan biri de bana işkence yapsın diye, ama olmaz. Bunlar derin devlet işkence adına yapıyorlar!

Ancak bu işkenceciler dışında, işkenceyi profesyonel meslek olarak seçmiş, işkenceyi bir bilim olarak benimsemiş “Azılının azılısının azılısı işkenceciler” listesi de verilmiş. Adeta yerli “Mengeleler” topluluğu. Bunlar arasında ilk sıralarda futbolcu Oğuz Çetin, siyasetçi Fikri Sağlar, işadamı Halis Toprak, sanatçı Fatma Girik, işadamı İlhan Cavcav ile Özer Çiller ve merhum Osman Yağmurdereli’de varmış!

Aslında liste çok uzun. Yazmaya kalksak yerimiz almaz. Ergenekoncular arasında Şener Şen bile var.

İbrahim Tatlıses işkence ekibinde yer almıyor. Gazeteye göre İbrahim Tatlıses fuhuş ekibindenmiş. Nasıl oluyorsa?

Bütün bunlar Ergenekon’un 404 numaralı delil klasöründe yer alan iddialar. Neye dayanılarak, hangi hukuki gerekçe ile delil klasörüne kondu bilemem. Ancak mutlaka bir gerekçesi vardır!

Ben isterim ki tüm bu sanatçılar Ergenekon’un ilk duruşmasından itibaren duruşmalara çağrılsın. Hiçbir şey olmasa bile görsel bir şölen yaşarız. Devletin sanatçılara olan vefasını böylece göstermiş oluruz…

Aynı klasörde Ergenekon’dan para alan ünlüler ve aldıkları ücretler de yazılmış. Ve ciddi bulunmuş olacak ki, kimin ne kadar aldığı karşısına yazılmış.

“İnsanlık tarihinin en büyük vahşetini 7,5 yıldan bu yana aldıkları 41 trilyon dolar karşılığı tamamen suçsuz bir insana karşı Türk hükümeti ve MİT müsteşarı adına uygulayan ve uygulatan ve Rus hükümeti ile işbirliği yapanların listesi ve aldıkları vahşet ücretleri” başlığı kullanılmış.

Yekta Güngör Özden 30 katrilyon, Şenkal Atasagun 2 kentrilyon lira, Emre Taner 20 kentrilyon lira, Sönmez Köksal 100 milyon dolar, Tayyip Erdoğan 20 milyar dolar, Abdullah Gül 20 milyar dolar, Mesut Yılmaz 100 milyon dolar, Bülent Ecevit 100 milyon dolar, Deniz Baykal 100 milyon dolar, Rus erkek işkenceci Aleksandr Kalaşnikof 10 kentrilyon lira, Mehmet Ali Şahin 100 katrilyon lira, Abdüllatif Şener 100 katrilyon lira para almış!

Cahilliğimi bağışlayın ama ben kentrilyon nasıl yazılır, bilmiyorum. On yüz bin milyon baloncuk gibi bir şey mi?

Hepsinin para aldığını anlarım, bir tek Aleksandır Kalaşnikof’un aldığına inanmam. Zira öyle biri de yok. Şayet “kaleşnikof” silahını icat eden Mikhail Kalashnikov’u kastediyorlarsa, adamın adı Aleksandır değil. Belki bizim bilmediğimiz KGB’de çalışan Aleksandır isminde biridir.

Şimdi bunlar delil diye bir dava dosyasına giriyorsa, bunlarla suçlanan insanlar kendilerini nasıl savunacak? Bu saçmalığa karşı ne diyecekler?

Şu anda dünya yüzünde dolaşımda olan dolar miktarının 41 trilyon dolar olmadığını tahmin edemeyecek kadar gerçeklerden uzak mı yaşanılıyor, yoksa düzmece belgenin kimse tarafından fark edilemeyeceğini mi zannettiler? Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğundan bu yana tüm bütçelerini üst üste koyup toplasanız 41 trilyon dolar etmez.

Neyse, bütün bunlar dava dosyasına girdiyse, bizim Flaş Gazetesiyle, Fikrimyok sitesinde yazdığımız yazılar da kesin girmiştir. Büyük ihtimalle bu gün yarın açıklanacak 405 numaralı klasördedir.

Bir tek istirhamım var. Bizi de cezaevine koyacaklarsa Fatih Ürek’le aynı yere koymasınlar. Malum zatıalileri işkenceci, ne olur, ne olmaz… Yılan dansına hiç katlanamam.

Diğer bayan sanatçılara bir şey diyemem, cezaevi şartları ağır deriz, katlanırız…

(Bugün iki makale birden yazdık. Bir hafta yokuz.)


Sedat Onar












GencTekno.Net  GeceMavisi

↑ Grab this Headline Animator

Hiç yorum yok: